Bostancı’ya taşındığım ilk günlerde üst katımda yaşayan kadının hayatımı bu kadar değiştireceğini söyleseler inanmazdım. Onu ilk gördüğümde hakkında bildiğim tek şey adının Selin olduğuydu. Birkaç hafta sonra aynı yatakta uyanacağımızı, ondan hoşlanmanın çok ötesine geçeceğimi ve asıl önemlisi, benden sakladığı hayatını öğreneceğimi nereden bilebilirdim?

Ben Murat. Otuz altı yaşındayım. Yaklaşık sekiz yıl süren ilişkim bittikten sonra hem çevremi hem de evimi değiştirmek istemiştim. Böylece Bostancı’da, sahile yaklaşık on dakika yürüme mesafesinde bulunan yeni bir rezidansa taşındım.

Sekizinci katta küçük ama güzel bir daire tuttum. Tek başıma yaşayacağım için bana fazlasıyla yetiyordu.

Selin’i taşındıktan dört gün sonra gördüm.

Sabah işe gitmek için asansöre bindiğimde onuncu katta kapı açıldı ve içeri girdi.

İlk dikkatimi çeken gözleri oldu.

Yeşille ela arasında değişen gözleri, omuzlarına dökülen koyu kahverengi saçları vardı. Tahminen 1.67 boylarında, ince belli ve oldukça bakımlı bir kadındı. Üzerinde spor tayt ve bol bir sweatshirt olmasına rağmen dikkat çekiyordu. Sonradan otuz üç yaşında olduğunu öğrendim ama ilk gördüğümde daha genç olduğunu düşünmüştüm.

Asansörde aynadan bana bakıp gülümsedi.

“Yeni komşumuz sizsiniz galiba?”

“Dört günde yakalandık mı?”

Güldü.

“Burada çok fazla insan değişmiyor. Yeni yüz hemen belli oluyor.”

Aşağıya inene kadar konuştuk. Adının Selin olduğunu ve iki yıldır binada yaşadığını söyledi.

O gün konu kapandı.

Ama sonraki iki hafta içerisinde tesadüfler garip şekilde çoğalmaya başladı.

Bazen otoparkta karşılaşıyorduk, bazen asansörde. Birkaç kez akşam marketten dönerken denk geldik. Selin konuşması kolay biriydi. Nereden taşındığımı, ne iş yaptığımı soruyor; kendisi hakkında ise fazla ayrıntı vermiyordu.

Bir cuma akşamı binanın önünde karşılaştık.

“Komşuluk böyle olmaz,” dedi. “Bir kahve bile içmedik.”

Sahile doğru yürüdük ve ara sokaklardan birindeki küçük kafeye oturduk.

O akşam yaklaşık üç saat konuştuk.

Selin kahvesini iki şekerli içiyordu. Deniz kenarında yaşamayı seviyor, kalabalıktan ise nefret ediyordu. Ailesinin İstanbul dışında yaşadığını, uzun zamandır tek başına olduğunu anlattı.

Ne iş yaptığını sorduğumda ilk defa garip davrandığını fark ettim.

“Freelance işler yapıyorum.”

“Ne üzerine?”

“Değişiyor.”

Konuyu hemen kapattı.

Üstelemedim.

O geceden sonra telefon numaralarımızı aldık. Başlangıçta arada sırada yazışırken kısa sürede neredeyse her gün konuşmaya başladık.

Ben farkında olmadan Selin’den ciddi şekilde hoşlanmaya başlamıştım.

Ancak kafama takılan bir şey vardı.

Selin özellikle akşamları çok değişiyordu.

Gündüz asansörde eşofmanla gördüğüm kadın, bazı geceler binadan son derece şık çıkıyordu. Saçları yapılmış, makyajı tamamlanmış, topuklu ayakkabılarını giymiş oluyordu. Bazen gece yarısında dönüyor, bazen sabaha karşı geldiğini duyuyordum.

Bir sevgilisi olduğunu düşündüm.

Bu düşüncenin beni rahatsız etmesi, ona karşı hislerimin düşündüğümden daha ciddi olduğunu anlamama yetmişti.

Bir gece saat 23.00 civarında telefonuma mesaj geldi.

“Müsait misin?”

“Evdeyim.”

“Yanına gelebilir miyim?”

Beş dakika sonra kapım çaldı.

Selin içeri girdiğinde her zamanki halinden farklıydı. Üzerinde kot pantolon ve siyah bir kazak vardı. Makyajsızdı ve belli ki bir şey anlatmak istiyordu.

Salona geçtik.

“Bana bir şey sormuştun ya,” dedi.

“Neyi?”

“Ne iş yaptığımı.”

Bir süre sustu.

Sonra hiç dolandırmadan söyledi.

“Ben escortluk yapıyorum Murat.”

İlk birkaç saniye ne söyleyeceğimi gerçekten bilemedim.

Şaka yapmasını bekledim.

Yapmıyordu.

İnternetteki bazı bostancı escort ilanları üzerinden kendisine ulaşan insanlarla görüştüğünü, bunu yaklaşık iki yıldır yaptığını anlattı.

O anda son haftalarda anlam veremediğim her şey yerine oturdu.

Gece çıkmaları…

İşi hakkında konuşmak istememesi…

Telefonunun sürekli sessizde olması…

Fakat beni şaşırtan başka bir şey oldu.

Selin bir anda gözümde farklı bir insana dönüşmedi.

Karşımda hâlâ birkaç gün önce benimle sahilde yürüyen, kahvesine iki şeker atan, asansörde karşılaştığımızda saçları dağınık halde günaydın diyen kadın vardı.

“Bunu neden şimdi anlatıyorsun?” diye sordum.

Başını eğip birkaç saniye düşündü.

“Çünkü senden hoşlanmaya başladım.”

İşte beklemediğim cümle buydu.

Yanına oturdum.

O gece uzun süre konuştuk. Ona bu işi neden yaptığını, bırakmayı düşünüp düşünmediğini sordum. Bazı sorularıma cevap verdi, bazılarına vermedi.

Saat ilerledikçe konuşmalarımız azaldı.

Bir ara Selin başını omzuma yasladı.

Kalbimin gerçekten hızlandığını hatırlıyorum.

Başımı çevirdiğimde yüzü yüzümden birkaç santimetre uzaktaydı. Birkaç saniye birbirimize baktık.

İlk öpüşmemiz böyle oldu.

Ne planlanmıştı ne de günlerdir beklenen romantik bir an gibiydi. Tam tersine, ikimizin de kafası karışıktı.

Ama geri çekilmedik.

O gece aramızdaki sınır tamamen değişti. Uzun zamandır birbirimize karşı bastırdığımız yakınlık sonunda ortaya çıktı ve geceyi birlikte geçirdik.

Sabah uyandığımda Selin yanımda yatıyordu.

Perdenin arasından odaya giren ışık yüzüne vuruyordu. Birkaç dakika sonra gözlerini açtı.

Bana bakıp gülümsedi ama ardından yüzü ciddileşti.

“Pişman oldun mu?”

“Hayır.”

Gerçekten olmamıştım.

Sonra aynı soruyu ona sordum.

Başını salladı.

“Ben de olmadım.”

O sabah birlikte kahvaltı yaptık.

Dışarıdan bakıldığında yeni bir ilişkinin başladığı sıradan bir cumartesi sabahı gibiydi.

Ama sıradan değildi.

Çünkü hoşlandığım, hatta zaman geçtikçe âşık olduğumu fark ettiğim kadının benden tamamen farklı bir hayatı vardı.

Bunu kabul edebileceğimi düşünüyordum.

Ta ki birkaç gün sonra gece saatlerinde asansörün sesini duyana kadar.

Kapının dürbününden baktığımda Selin’i gördüm.

Hazırlanmıştı.

Telefonuyla konuşarak aşağıya iniyordu.

O anda ilk kez içimde gerçek bir kıskançlık hissettim.

Onun ne iş yaptığını biliyordum. Bana hiçbir zaman yalan söylememişti. Buna rağmen sevdiğiniz kadının o kapıdan neden çıktığını bilmek düşündüğümden çok daha zordu.

Bostancı’ya taşınırken hayatımda yapmak istediğim tek şey geçmişimi geride bırakıp yeniden başlamaktı.

Yeni bir ev tuttum.

Yeni bir mahalleye geldim.

Sonra asansörde Selin’le tanıştım.

Şimdi ise her gece yukarıdan gelen asansör sesini duyduğumda istemsizce saate bakıyordum.

Çünkü mesele artık onun escort olması değildi.

Mesele benim ona gerçekten âşık olmaya başlamamdı.